“ Hayır. Ülkemizi kaybetmekten ve köleleşmektense, her şeyimizi feda ederiz. En ağır yoksulluğa ve en büyük acılara katlanmak zorunda kalsak da her fedekarlığı yapmaya hazırız. Zafer kesinlikle bizim olacak.”  Ho Chi MİNH

Zaferin ZOR ama MÜMKÜN olduğunu kanıtladılar!

Vietnam’da, zafer, 13 milyon şehit, 83 bin sakat, 8 bin felç, 30 bin kör, l0 bin sağır ve binlerce kayıp bedeli; toprakta ve insanlarda, mayınlar, napalmlar, zehirli ilaçlarla açılan derin yaralara karşın kazanıldı . 
Devrim, tüm dünyaya; atom bombasından daha güçlü, en gelişmiş teknolojilerden daha yaratıcı olan şeyin ÖRGÜTLÜ HALK olduğunu kanıtladı. 
Amerika, durmadan yeni askeri birlikler gönderir Vietnam’a...

Devrimin Önderi; “Çelikle duyarlılığın bileşimi” 

Vietnam Halk Kurtuluş Ordusu’nun komutanı Giap’ın dediği gibi, “Sade bir tavır, açık bir karakter ve kendine has halleri olmayacak kadar sade bir insan”dır Ho Chi Minh... 
Batılı bir gazetecinin deyimiyle ise “Çelikle duyarlılığın bileşimi”... 
1. Paylaşım Savaşı döneminde Fransa’da bulunduğu sırada birçok ilerici, aydın, Asya, Afrikalı devrimcilerle ilişkiye geçer ve Fransa Sosyalist Partisi’ne üye olur. 
Onu Marksizme-Leninizme yakınlaştıran etken başlangıçta, bu güçlü yurtseverlik duygularıdır. Ho Chi Minh bu yıllarını “Beni Leninizme Götüren Yol” başlıklı yazısında şöyle anlatıyor: 
“O sıralarda Ekim Devrimi’nin tarihsel önemini henüz tam kavrayamamıştım, ancak içgüdüsel olarak destekliyordum. Lenin’e hayrandım, çünkü o yurttaşlarını bağımsızlığa kavuşturan büyük bir yurtseverdi, ne var ki, daha hiçbir kitabını okumamıştım. 
(...) 
Fransız Sosyalist Partisi’ne kaydolmamın nedeni bu ‘bey ve hanım’ların - o zamanlar yoldaşlarımı böyle çağırıyordum- bana ve ezilen halkların mücadelesine sempatiyle bakmaları idi. Fakat ne Partiden, sendikadan anlıyor ne de sosyalizm ya da komünizmi tanıyordum.”
 
0 dönem yoğun olarak tartışılan 2. ve 3. Enternasyonal tartışmalarını dikkatle izler. Onun asıl öğrenmek istediği ve tartışmalardan çıkarmaya çalıştığı, sömürge ülkelerin kurtuluşunun yoludur... Aradığı cevabı Lenin’in “Ulusal ve Sömürgeler Sorunu Üzerine Tezleri”nde ve Sultan Galiyev’in Sömürgeler Enternasyonali’nde bulur. 
“Bu tezde anlaşılması zor siyasal terimler vardı. Fakat tekrar tekrar okumak yoluyla sonunda ana fikrini kavramıştım. Ne büyük bir heyecan, coşku, sağgörü ve güven aşıladı içime.” Bu yakınlaşma onu giderek Marksizmi-Leninizmi incelemeye ve kavramaya götürür.  3. Enternasyonal’in aktif bir üyesi olarak yalnızca Asya’da değil, pek çok ülkede devrimci görevler üstlenir. Çin’deki Vietnamlı göçmenler arasında çalışma yaparak “Vietnam Devrimci Gençlik Birliği”ni kurar ve ilk devrimci örgütlenmenin temellerini böylece atar. Bu gençlik örgütü daha sonraki yıllarda Vietnam halkını zafere taşıyacak olan partinin çekirdeğidir. 
Ho Chi Minh daha bu yıllarda Nguyen Al Quoc adıyla, ülkesinde kulaktan kulağa anlatılan bir devrimcidir. Sömürgeciliğe karşı büyük bir nefret uyandıran “Sömürgecilik Denemesi” adlı broşürü elden ele dolaşır.

Devrimci Yol
Ho Chi Minh “Devrimci Yol” adlı bir kitapçık çıkararak Vietnam’ı kurtuluşa götürecek olan üç temel ilkeyi belirler: 
( Bu kitapçık Türkiye’de Oğuzhan Müftüoğlu önderliğinde Devrimci Yol Hareketininde İsim kaynağı olmuştur.) 

1- Devrim birkaç kahramanın değil, işçi, köylü kitlesinin işidir. Ve bu yüzden onları örgütlemek ve mücadeleye sokmak gerekir. 
2- Zafere giden yol Marksist-Leninist bir partinin önderliğinden geçer. Ve bu yüzden yeni tipte partinin kurulması gerekir. 
3- Ulusal devrim, dünya devrimiyle bütünleştirilmeli, Vietnam halkı dünya proleteryası ile eşgüdümlü davranmalı ve bunun için 3. Enternasyonel siyaseti onaylanmalıdır.
 
Tam 45 yıl boyunca Fransız, Japon ve ABD emperyalistlerinin işgaline karşı Vietnam halkının destansı direnişlerine önderlik edecek Marksist-Leninist partinin temelleri böylece atılır. 
“Sadece sosyalizm ve komünizm dünyadaki ezilen halklar ve emekçileri kurtarabilir”diyen Ho Chi Minh önderliğinde 19 Haziran 1929’da Çin Hindi Komünist Partisi kurulur. Ardından değişik örgütlerin de oluşmasıyla devrimci güçlerin bölünmesi gündeme gelir.

 

12 ÖĞÜT

Ho Chi Minh 5 Nisan 1948’de Halk Kurtuluş Ordusu’nun temel ilke ve kurallarını bir talimat olarak yayınladı. 
Yapılmaması Gereken Altı Şey: 
1- Toprağa, ürüne ya da halkın malına, mülküne zarar verecek herhangi bir hareket yapmayacaksınız.
2- Halkın satmak ya da ödünç vermek istemediği bir şeyi almak için ısrar etmeyeceksiniz. 
3- Dağ köylülerinin evine tavuk götürmeyeceksiniz. 
4- Verdiğiniz bir sözden kat’iyen caymayacaksınız. 
5- Halkın inanç ve geleneklerini incitecek şeyler yapmayacaksınız. (Tapınaklarda yere uzanmak, ayaklarınızı ocağa dayamak, evde çalgı çalmak gibi) 
6- Halkta kendilerini küçük gördüğümüz hissini uyandıracak herhangi bir söz ya da davranıştan kaçınacaksınız.

Yapılabilecek Altı Şey: 
1- Gündelik işlerinde halka yardımcı olmak. (Ekin toplamak, odun taşımak, dikiş dikmek gibi) 
2- Mümkün oldukça çarşı pazardan uzak yerlerde oturanlara gerekli şeyleri satın almak. (Bıçak, tuz, iğne, iplik, kağıt, kalem vb. gibi) 
3- Boş zamanlarda direnişe yararlı, sade eğlenceli hikayeler anlatmak. (Gizli şeyleri açıklamamak şartıyla) 
4- Halka kendi dilimizde okuyup yazmayı ve basit sağlık kurallarını öğretmek. 
5- Her bölgenin kendine özgü geleneklerini inceleyerek bunları bir sempati havası yaratacak şekilde iyice bellemek, sonra halkı yavaş yavaş kör inançlardan kurtaracak açıklamalarda bulunmak. 
6- Halka dürüst, çalışkan ve disiplinli olduğunuzu göstermek.

 

Parti, Cephe ve Strateji 
Düşmana karşı tek vücut olup savaşmak ve daha güçlü vuruşlar yapmak için bu örgütler Vietnam Komünist Partisi çatısı altında birleşirler. Artık dağınık, kendiliğinden oluşan halk ayaklanmalarını toparlayacak ve iktidara yöneltecek bir parti vardır. 
Halk Savaşı partinin stratejisidir ve Parti, devrimin aşamalarını: 
t Ulusal Demokratik Devrim 
t Kapitalist gelişme aşamasını atlayarak, sosyalist devrime doğrudan geçiş 
t Nihai hedef komünizmi gerçekleştirmek... şeklinde belirler. 
Parti, kurulur kurulmaz l930’da köylü ve işçilerin hoşnutsuzluğunun yoğun olduğu bölgelerde ayaklanma çağrısı yaparak bu ayaklanmalara önderlik eder. 
2. Paylaşım Savaşı’nın başlamasıyla birlikte parti, ayaklanmaya hazırlık çalışmalarının öncelikli görev olduğunu söyleyerek “politik mücadelenin silahlı mücadeleye, politik kitle örgütlenmelerinden silahlı devrimci örgütlenmelere” tespitiyle gerilla savaşını başlatır. 
1940’ın başlarından itibaren Fransız sömürgeciliğinin yerini Japon emperyalistleri alır. Japon işgaline karşı bütün yurtsever ve ilerici halk tabanını; milliyetleri, dinsel toplulukları, anti-emperyalist grupları bir araya getirmek amacıyla Ho Chi Minh önderliğindeVietnam’ın Bağımsızlığı İçin Birlik (Viet Minh) adıyla bir cephe kurulur. Ho Chi Minh tüm halkı ortak düşmana karşı bir araya getirme, bazı düşman güçlerini tarafsızlaştırma politikasını usta bir biçimde uygulayarak devrim cephesini büyütür. 
2. Paylaşım Savaşı sırasında Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombası sonrasında, Japonya’nın teslim olması üzerine, Viet Minh’le birlikte çeşitli azınlıkların, dini ve milliyetçi grupların da temsil edildiği Ulusal Kongre’de Ho Chi Minh başkanlığında geçici hükümet işlevi görecek olan “Vietnam Ulusal Kurtuluş Komitesi” kurulur ve komite halka şu çağrıyı yapar: 
“Ulusumuzun geleceğini belirleyecek olan saat gelip çatmıştır. Ayağa kalkarak kurtuluşumuz için savaşalım. Dünya üzerinde birçok halklar, bağımsızlıklarını kazanmak için ayaklanıyorlar. Bizler geride kalmamalıyız.
 İleri. Viet Minh bayrağının altında cesaretle, ileri...” 
Bu çağrıdan sonra Ulusal Kurtuluş Ordusu harekete gecerek bazı bölgeleri kurtarır, Gerilla birlikleri, halk örgütlülükleri ve savunma örgütleriyle her köy ve kentte ayaklanan halk 25 Ağustos 1945’te Japonlara karşı zaferi kazanır.

Bir emperyalist gidiyor, diğeri geliyor 
Dünya halkları Ho Chi Minh’i daha çok 1960’lı yıllarda ABD’nin işgaline karşı verdiği savaşla tanıdı. Çünkü bağımsızlığın kazanmasından sonra, Vietnam bu kez ABD’nin müdahalesiyle karşı karşıya kaldı. 
ABD devasa gücüne rağmen, Vietnam’ı dize getiremiyordu. 
Bütün dünya “nasıl olur da küçük, geri bir tarım ülkesi, dünyanın en büyük teknolojisine sahip ABD’ye meydan okuyabilir?” diyordu. Hem de diğer işgalci emperyalist ülkelere karşı verilen savaşın yaralarını henüz saramadan... 
“Bizim halkımız kahraman bir halktır. Japon faşistlerini yendik. Fransız sömürgecilerini yendik. Şimdi de emperyalist Amerikan saldırganlarıyla savaşıyoruz ve onları da yeneceğiz.”
 
“Nasıl olur” sorusunun cevabını Ho Chi Minh’in bu sözlerle verdi... “Nasıl olur” sorusunun cevabını, parti önderliğinde savaşan Vietnam halkı verdi. 
Vietnam’da 45 yıl boyunca süren devrimci savaş, silahlı halkın gücünün, ne kadar güçlü olursa olsun her tür saldırganlığı yenebileceğini göstermiştir. 
Bu uzunu savaş yıllarında partinin sapasağlam kalmasında, halkın moralini bozacak bir gelişme olmamasında, Ho Chi Minh’in önderliği belirleyici bir paya sahiptir. Ho Chi Minh, parti içinde kadroların eğitimine önem vererek partinin birlik halinde, düşmana karşı dayanıklı, kararlı, cesur ve her yönden bir saldırı ruhu ile dolu olmasını sağladı. Hizipçiliği hiçbir zaman hoş görmedi ve partinin ideolojik birliğini korumaya çalıştı. 
“Gerici yozlaşmış ögeler çok olmakla birlikte def edilmezlerse partinin savaşma gücüne ve yığınlarla olan ilişkisine zarar verirler.”
 
Parti birliğinin korunması ve güçlendirilmesinde, en güçlü araçlar, parti içi demokrasi ve eleştiri-özeleştiri mekanizmasıydı. Önderlik bu parti yapısıyla, “ilkede sert, taktiklerde esnek, son derece açık görüşlü bir politik çizgi” ile Vietnam halkını her durumda zafere ulaştırmayı başarmıştı.



Yorumlar

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış.
İlk Yorum Yapan Siz Olun.

Yorum Yaz